ŞEYH SAİT-28 ŞUBAT VE FETÖ DARBE GİRİŞİMİN ARKASINDAKİ GÜÇ AYNI GÜÇ

0
25

19 yıl önce “28 ŞUBAT’IN ARDINDAKİ SİVİL GÜÇ” başlığı ile yazdığım yazı FETÖ darbesinin ayak izlerini anlatıyor. “ 15 Temmuz Hain Darbe girişimi” nin  3. yılında yazının içeriğini biraz daha açma gereğini duydum.

Özellikle en kolay kadrolaşan FETÖ Milli Eğitim kadrolaşmasını 20-25 yıl öncelerinde  yazmıştım. 7 yıl köşe yazısı yazdığım Gaziantep27 gazetesindeki yazılarıma ansızın son verilmişti o yıllarda. Olsun üstü kalsın, ağalık benden olsun dedim. Sesimi kestim.

Yandaki köşemde  19 yıl önce yazdığım yazı içeriğinin özünde FETÖ darbe girişiminin  benzeri  olan 28 Şubat değerlendirmesini yaparak İngiliz desteği ile Elazığ-Diyarbakır paralelinde 1925 yılında Kürt Ayaklanması yapan Şeyh Sait ve ardındaki güçleri yazmıştım.

1925 Kürt İsyanını bastıranlar ise 15 Temmuz gecesi sokakları dolduran insanlar gibi  o dönemin Hormek Aşiretidir. Hormek aşiretinin bir kolu yani aile olarak kökümüz Elazığ-Malatya-Nurhak-Diyarbakır(Bismil) üçgeninden Doğanşehir,Adıyaman,Gölbaşı, Besni,Tilkiler obalarından  Pazarcık üzerinden Antep’e göç eden Kürt dili konuşan ama Türkmen Milikan, Atmalı, Sinemilli aşiretleri bu aşiretin devamıdır ve bu aşiretler Atatürk ve Cumhuriyet hayranıdır. Antep savunmasının da önemli bir ayağını oluşturmuşlardır; Karayılan örneğinde olduğu gibi…

Dönemin Dersim milletvekilleri Diyab Ağanın Yunan Polatlı’ya dayandığında ” Meclisi Kayseri’ye taşıyalım” diye telaşlanan mebuslara “giden gitsin tek başıma kalsam dahi bu mecliste ancak Yunan benin cesedimi çiğner geçer, biz buraya  bu vatanı korumak için geldik, kaçmak için değil “ narasını attığı günlerin yaşandığı gerçeği var iken ..

Eğer bizler bu tarihi gerçekleri yazmaz ise ne Şeyhsait maskeli İngiliz mandasını, nede FETÖ maskeli ABD saldırısını anlamamız mümkün değil.

15 Temmuz gecesi bu bilinçle ikiz çocuklarımla beraber Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyetine olan bir saldırıya karşı durmak için önce Gaziantep valiliğine geldik. Çünkü orası ele geçirilecek en önemli  karargahtı. Valiliğin girişinde çaresiz kimden emir alacağı yönünde kuşkuları olan ama o valilik karargahını canı pahasına koruyacak 3 polisin bizden yardım istemi beni biraz daha heyecanlandırdı. Saat  24.00 sıralarında benden önce Ak Partiye ulaşan oğullarıma “partide kim varsa valilik binası boş, önerin gelen varsa gelsin” dedim ve orada başta bakan Mehmet Şimşek ve parti görevlileri ,parti önünü dolduran büyük kitle ile beraber yaya halinde valilik ve demokrasi meydanına sahip çıkmak için harekete geçildi.

Diğer yandan dağınık evini terk edip caddelere çıkan İnsanlar yaya olarak caddelerde şaşkın biçimde ne yapacağızın cevabını ararken önden arabamla yetişip meydana yığılmaları organize ettik. O yürümekte bile zorlanan yaşlı muhtarı, yaşlı teyzeyi, kalp ameliyatından yeni çıkmış Muhtarlar Başkanı Ökkeş Titiz’i görünce dedim ki kendi kendime bu vatan yıkılmaz”

Bizim yapabileceğimiz  buydu. Silahsız insanlar başka ne yapabilir di ki..

Meydan adeta yurdumun insanlarının bütün renkleriyle dolmuştu. Türk’ü,Kürd’ü Arab’ı,Alevisi,Sunnisi yani ayrıştırmaya çalıştıkları ama ayrıştıramadıkları bütün renkler Demokrasi meydanını doldurmuştu.

Sanki bir 1920 lerin Vatan savunmasının andıran nitelikteydi o  gece..

1878 yıllarında 2.Abdulhamid’e de İngiltere ve Batı bloğunun oynadığı oyun bu oyunlardan farksız bir girişim değil. Sadece tarihler değişik. Oyun kurucuları, kuralları ve şablonu hep aynı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here