Bu kadar çok silahlanmaya karşı “peki düşman kim” demiştik CEVAP; DÜŞMANI BULDUK (Halil Eyyupoğlu)

0
3

Elde ettiğimiz veriler açık ve net. Türkiye silahlanırken hemen akla 1970 yıllar geliyor. Asla öyle değil.Bu ülkede silahlanma gerekçesi ne sağcı solcuyu, ne Sunni Aleviyi, nede Kürt Türkü öldürmek amaçlı değil. Türkiye bunları acısını yaşayarak çoktan aştı.

Dünkü Gaziantep’te park yapma  tartışmasıyla çıkan iki komşunun kavgası sonucu 5 kişinin silahla öldürülmesi bize net işaretler veriyor.

Silahlanma bir savunma aracı olmaktan çıkmış, kimse kimseye artık tahammül etmiyor. İltifat sınırları dağılmış. İnsanlar artık birbirini hoş görmüyor.

Sosyal patlama derken birilerinin dışarı çıkıp protesto, yürüyüş yapması anlamında artık değil. Zaten Valilikler bu tür eylemleri yasaklıyor.

Peki insanlar sosyal patlama derken neler yapıyor; örneğin dün iki komşunun birbirleriyle park etme tartışması sonucu TEKSAS gibi çatışması ve sonuçta 5 ölü bir o kadar da yaralı.

Peki başka ne oluyor; yine Gaziantep’ten örnek vereyim, İki öğretmen karı koca; tartışıyor, koca karısını öldürüyor sonrada kafasına namluyu dayayıp intihar ediyor. Yine Gaziantep Nizip’ten bir örnek boşanmış polis koca bayramda çocuklarını görmek amacıyla geliyor; her nedense kayınlarını öldürüyor.

Aile içi cinayetler diz boyu. Kimi basına yansıyor kimi yansımıyor. Yani anlayacağımız silahlanırken gerçek düşmanımız 25-30 yıl aynı yastığa baş koyduğumuz eşimiz, dolayısıyla çocuklarımız, kaynanamız, gelinimiz, komşumuz, iş ortağımız, alacaklımız, vereceklimiz yani düşman uzakta değil, çok yakınımızda.

Ne zaman Düztepe karakolunun önünde gece geçsem mutlak bir aile kavgası görüyoruz. Üstelik taraflarıyla beraber karakolun önünde.

Peki sosyal psikoloji ne diyor bu konuya; doğru dürüst açıklayan akademisyende ortada yok. Sadece bir bakanlığımız var Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı oda elinden geldiğince olaylara müdahil olmaya çalışıyor. Yaptıkları çok güzel şeyler var ama yeterli değil.

Bir araştırmaya göre;” basında yansıyan haberlerden oluşturduğumuz istatistiklere göre; 2015 yılında 2 bin 175 silahlı olay basına yansımışken geçtiğimiz yıl yani 2018 yılında basına 3 bin 679 olay basına yansımış bulunuyor… Yani sonu yaralama ve öldürmeye varan silahlı şiddette son 4 yılda %69 artış dikkat çekiyor…
2018 yılında en çok olay Marmara bölgesinde yaşandı ve 2015’e kıyasla bu bölgede silahlı şiddet olayları %88 arttı. Bireysel şiddet olaylarının en çok artış gösterdiği bölge ise Orta Anadolu oldu… Orta Anadolu bölgesi illerinde 2015 yılında 283 olay yaşanırken 2018 yılında %128 artışla 646 olay yaşandı… 2018’de 1032 silahlı şiddet olayının basına yansıdığı Marmara Bölgesi’ni, 646 olayla Orta Anadolu503 olayla Akdeniz, 483 olayla Karadeniz, 442 olayla Ege, 357 olayla Güney Doğu Anadolu ve 216 olayla Doğu Anadolu izliyor… Bu sene en sakin şehir Şırnak mı?
2018’de bu 3 bin 679 olayda insanlar tüfeklerle, tabancalarla, kesici aletlerle ki, bir çoğu acımasızca   2 bin 279 kişiyi öldürdü, 3 bin 762 kişiyi de yaraladı… Bir kısmı ağır yaralıların ne kadarının hastanede öldüğünü belirleme şansımız yok maalesef…
Ateşli ve kesici aletlerle işlenen bu cinayetlerin “bin 478’inde tüfekler”, “bin 429’unda (100’ün üzerinde beylik silahı olmak üzere) tabancalar”, “772’sinde ise kesici aletler” kullanıldı…
2015 yılında bireysel olaylarda 857 tüfek, 605 tabanca, 87 beylik silahı, 626’da kesici alet kullanılmıştı… Kesici aletlerinde yasa kapsamında olduğu göz ardı edilmemeli!
 
Sonuç: Ülkemizde %85 ruhsatsız en az 25 milyon silah bulunuyor. Belki de bu rakam daha da fazla… Çünkü isteyen herkes, son yaşanan cinayetlerde de görüyoruz ki, çocuklar bile internetten silah sahibi oluyor ve kargoyla silahlar kapıya kadar gönderiliyor.”(alıntı:Umut Vakfı)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here